ecci |
Yazdıklarım yazacaklarımın yazılı teminatı gibi görünse de; zaman geçtikçe, mekan değiştikçe, amaç farklılaştıkça, araç geliştikçe, yazan büyüdükçe, okuyan arttıkça; ne kadar tarif etsem de yazılan aynı olmayacaktır. http://twitter.com/#!/eecci |
Bunaltinin bir ise yaradigi nerde gorulmus? Bende! Ne zaman kafam bir seylere takik olsa, kagit kaleme saldir, bilgisayarin basina gec, telefona not yaz, bu ve bunun gibi davranislar silsilesi icerisinde buluyorum kendimi. Hosuma da gitmiyor degil aslinda. Normal zamanlarda nedense dokulmuyor kelimeler parmaklarimin ucuna. Basi sikisinca dua etmek gibi bir sey heralde bu da..
Dert anlatmak degil niyetim hemen panik yapip kapatmayalim lutfen. Cok yanlis bir sey yaptigimi farkettim ve telafi etmek istedim o yuzden bu cumleler yaziliyor (Gerci yazildi suan okunabildigine gore!). Ne bu hata peki? Yahu aylardir koca bir gemide Karayipler’i tukettim, Bahamalar’da gezindim, okyanusu astim da Avrupa’ya geldim; tek kelime yazmadim! Ayip! O yuzden bundan sonra karaya ciktigim her gun bir yazi yayinlayacagim. Hatta bu yazi bir de fotografla desteklenecek (E bir zahmet, fotografciysan isinin geregini yerine getireceksin!). Bir nevi kamu hizmeti yani. Kabul edenler, etmeyenler, kabul edilmstir!
Belki bir ara Karayip-Bahama ozeti bile gecerim, kim bilir!
Bu gunun ugrak yeri, Hirvatistan. Eve cok yaklastik, navigasyondan Turkiye’yi gormek bile heyecanlandiriyor adami. Dubrovnik fotografi bir sonraki yazinin eki olacak. Simdi uc ayri harita ki bunlardan ilkinin yolunu yariladik bile. Ilki Barselona’dan baslayan Avrupa yolculugu (12 day Mediterranean Highlights), ikincisi Istanbul heyecani (12 day Mediterranean Empires), ucuncusu Barselona’ya donus (12 day Mediterranean Romance).
5 ay sonra 5 Mayis’ta Istanbul, hell yeahhhhhh!!
*Ingilizce klavye kullanimindan dolayi bazi yanlis anlasilmalar olabilir, kim bilir belki de yanlis anlasilma degildir…


Her negatif “acaba”sına olacak gözüyle bakanlar yola çıkmayı denemeye çalışmasınlar ki o denemeye alet ettikleri her araç amaca ulaşamadan kendini imha edebilir ve bu infilak sonucu ortaya çıkan hasar ciddi boyutlara ulaşabilir.
Bu bir bant kaydı olsaydı iyi giderdi. Bir ara seslendirip de öyle yayınlayacağım ben bunu.
Vize görüşmesinde;
Kural: Kasvetli biraz içerisi ama, ışılda, kendinden emin bir “Hi” de, zaten birazdan orası senin için bir banka veznesinden farksız olacak.
Kural: “Kesinlikle orada evlenmeyeceğim ablacım!” bunu hissettir.
Kural: “İngilizcemi geliştirmek için gidiyorum, kesin dönüp o ingilizceyle burada CEO olacağım!” bunu yarım ağız söyle.
Kural: “Ben insan seviyorum, değişik kültürlere acayip ilgim var, hatta antropolog olacağım, tabi dönünce!” bunu kesin bir ara dile getir, abla evraklarına bakarken mesela.
Kural: Abla’nın Türkçe bildiğini aklından çıkart herhangi bir sorunun cevabına “yoo” deyip komik duruma düşme. (Gerçi karşındaki senin kafadansa espri konusu olup ortam yumuşayabilir. Ama yine de yapma, sonuçta büyükelçilik bu kantin değil)
Kural: Tereddüt yaşadığın soruda biraz bekle “mmmmm I can’t remember” biraz daha bekle “actually I don’t know” bu iki cümleyi gitmeden ezberle.
Kural: Elinde bulunan gereksiz evrakları abla istemedikçe gözüne sokmaya çalışma, isterse söyler sonuçta, o da insan.
Kural: Daha önce Amerika’da bir sahil kasabasına gittiysen bırak o anlatsın, memleket özlemi, yazık.
Ve pek keyifli bir vize görüşmesi daha geride kalacak. Önceki akşamın uykusuz saatleri de gereksiz kayıp!
Fizy’nin bana bunu yaptığı an yıllar yılı biriktirdiğim müzik arşivim çökmüş gibi hissettim.
Hala aynı duyguları yaşıyorum, kapalı kaldığı günlerde bile siteyi açıp o suratlara bakıp duran manyak bir fizy kullanıcısı olarak ne oldu da böyle olduk şimdi?
Fizy listemi yedeklememiş olmaktan dolayı kendimi kınıyor, siz gençlere bir örnek olması açısından bu yazıyı yazıyorum.
Gitti listeler =/
Florence and The Machine - Shake It Out
Çok uzak bir zaman sonra değil ve ama çok da yakın bir yere değil.
Kalmanın mutsuzluğunu kovuşturarak ve ama gitmenin burukluğunu konuşlandırarak.
Gizemin çekiciliğini bilerek ve ama bir çok şeyi farketmeyerek.
Gidecek var, buradan!
Asla yavaş adımlarla değil ve amasız, heyecanla!
Sessizliği bozmanın en iyi yolu melodiler silsilesi…
Jamie Woon - Night Air
Imogen Heap - Just For Now
Bazen dinlemek yetmez, görmek lazım, hissetmek lazım…
Hep en son söyleyeceğim şeyi başından söyleyiveriyorum. Beynimin işe yarar kısmını kullanıp bazen, düşünüyorum da acaba çok mu şey istiyorum? Belki biraz komplo denemeli, e ona biraz kurgu bilmek lazım, belki de biraz iç sese kulak vermemeli, e onu bastırmak için de çok sesli koro lazım.
Adidas virali diyorlar doğru mu? Elinize de sağlık @kaantemizkan @atilimbo
Metronomy - The look
Kalakalmışlığımızın bir belirtisi, gökyüzünde dönüp duran ama hiç bir zaman göç edemeyen o kuşun sesi. Gökyüzü aynı, kuş aynı, ses aynı.. Kuşa da yazık!
Live Well Love Much Laugh Often Possible?
Can bunalmasına bire bir! Uykusuz, uyku duvarına çarpıp orada kalınmış bir gece için içten bir esneme takdir edilir!
İnsan bedeninin 4’te 3’ü susarmış kimi durumlarda. Ebe bulamadık aramızda oynayacağımız lafa ama içten gelen kelimeler vardı aklımızda. Şizofrenik bir vak’a konumunda olsak da kahverengi deri koltukta, tümden gelim yöntemi çözüm olabilir belki kalan umutlara.
Justice vs. Simian - We are your friends